BAKLAVA
Temel'e öğretmeni sorar
-Temel senin 5 tabak baklavan var.Bunun 2 tanesini bana
verirsen kaç tabak baklavan kalır?
Temel:5 Tabak Baklavam kalır.
-Bana verdiklerine ne oldu?
-Size vereceğimi kim söyledi.
SICAK
Anne,Baba ve Oğul bir gün pikniğe gitmişler.Hava Çok
sıcakmış.Her yer yanıyormuş.
Güneş bir bulutun arkasına geçtiği sırada Çocuk babasına:Babacığım
Hava O kadar sıcak ki Güneş bile gölgeye kaçıyor demiş
ANNENİ YİYELİM
Bir gün Bir yamyam baba ve oğul,ormanda geziyorlarmış.Önlerine
bir yaşlı adam çıkmış.
Çocuk:Baba ben çok acıktım,şu adamı yiyelim demiş.
Baba:Oğlum o çok yaşlı,tadı kötüdür,boş ver demiş.Sonra
devam etmişler ve önlerine bir bebek çıkmış.
Çocuk:Baba ben çok acıktım,şu bebeği yiyelim demişBaba:Oğlum
bu daha çok küçük bize yetmez demiş.Tekrar yola devam
etmişler ve biraz sonra karşılarına çok güzel bir sarışın
kadın çıkmış.
Çocuk:Baba hadi bunu yiyelim demiş.
Baba: Oğlum bence bunu eve götürüp anneni yiyelim demiş.
KULAK
Ali bir gün kulalklarına pamuk tıkamış. Annesi bu durumu
görür ve ona sorar:
-Neden kulaklarına pamuk tıkadın oğlum?
Ali:"Sen her zaman demezmiydin,Söylediklerim bir
kulağından bir kulağından girip diğereinden çıkıyor
diye.O yüzden Kulaklarıma Pamuk tıkadım Anneciğim"demiş
MISIRA KADI OLDU
Bir gün Hoca, gene eşeğini kaybeder. Eee, bu kaçıncı!.
Gayri canına 'tak' eder. "illalah bu tas kafalının
elinden! Aklını basına alsın da, biraz da o beni arayıp
bulsun!" diye söylenir. Şuradan şuraya adımını
atmaz. Aradan aylar, günler geçer. Körolası ne döner
gelir, ne bir kuru selam gönderir.Günlerden bir gün
Hoca eşekler bası Deli Ömer'i görür: "Bu herifin
azıcık kulağı deliktir.Şunun bir ağzını arıyayım!"
der, nasil ararsa arar. O da:
-Duymadın mı, der; senin eşek Mısır'a kadı oldu!
Bunu duyunca, Hoca basını sallar:
-Tevekkeli değil; ben bizim çömeze ders verirken, o
da kulaklarını dikip dinliyordu! der.
Anahtarı Bende
Bir gün deliler hastanesinde doktor ,delilerin iyileşip
iyileşmediğini anlamak için duvara bir kapı çizmiş Deliler
bu kapıyı açmaya çalışıyorlarmış.Delilerden biri kıs
kıs gülüyormuş.Doktor ,bir delinin iyileştiğini sanarak
sevinç ile yanına gitmiş.Deliye sormuş; "Sen neden
gülüyorsun ?" O da " Onlar o kapıyı açamazlar
, çünkü kapının anahtarı bende" demiş.
KAZANÇLI TEMEL
Boğaz Köprüsü'nü Türk,Alman ve Japonlar'dan oluşan bir
heyet yapmış. Fıkra bu ya .. Köprünün açılışı yapılırken
, büyük bir gürültüyle köprü çökmüş.Japon " gitti
bütün emeklerim.Mahvoldu kumlarım" diyerek harakiri
yapmış.Alman , " Gitti çeliklerim ,tonlarca çeliğim
mahvoldu " diyerek silahıyla intihar etmiş. Tüm
bu olanları şaşkınlıkla izleyen müteahhit Temel ise
derin bir " ohhh " çekerek,yandakilere "
çok şükür " demiş:
- İyi ki çimento koymamışım ! Yoksa ben de bunlar gibi
mahvolurdum !..
VATİKAN
İtalya'da Vatikan yakınlarında bir eve gece hırsız girmiş..Hırsız
evin içinde karanlıkta ilerlerken arkasından bir ses
gelmiş:
- Seni ben görüyorum. İsa da görüyor... Hırsız panik
içinde bir köşeye sinip ve farkedilmemeyi ümit ederken
ses tekrar yükselmiş:
- Seni ben görüyorum. İsa da görüyor... Hırsız sesin
kendine seslendiğine emin olunca el fenerini acip, sesin
sahibini aramaya baslamiş ve bakmis bir Papağan!Saskınlıkla
söylemis:
- Konuşan sen miydin? Papağan tekrar konuşmuş:
- Evet.. Bunun üzerine Hırsız: - Ama sen Papağansın!
Papağan cevap vermiş:
- Evet ben Papağanım... İsa da Doberman..
PATLAMA
Karada savaş bütün şiddetiyle sürerken ,uçaklar indirme
yapıyormuş. Temel savaş alanına paraşütle süzülerek
iniyormuş.İnerken bir de ne görsün ? Hemşerisi Dursun
, paraşütsüz yukarı doğru yükseliyor.Tam hizasına gelince
" Ula Dursun " diye bağırmış :
- Biz atlayış yaparken ,sen nereden geliyorsun ? Dursun
cevap vermiş :
- Cephanelikten!..
SESLİ ÇUVAL
Bir İngiliz, bir Fransız, ve Temel, gemiye kaçak binmişler.
Üçü de, ambarda buldukları çuvalın içine saklanmışlar.
Gümrük polisi gelip çuvallara teker teker süngü sokmaya
başlamış.İngiliz " miyav,miyav" diye ses çıkarınca,
polis çuvaldakini "kedi" sanıp öteki çuvala
geçmiş.Fransız da " hav,hav " diye ses çıkarınca,
onu da köpek sanmış.Ve polis üçüncü çuvala süngü batırınca,
bu kez Temel ses vermiş :
- Patates , Patates !..
KARPUZ
Temel bir elini beline koymuş dalgın dalgın yürüyormuş.
Birinin dikkatini çekmiş. Temeli seyrediyormuş. Temel
belediye otobüsüne binmiş eli hala belinde, inmiş yarim
saat yürümüş eli hala belinde. Onu izleyen dayanamamış
koşup, önüne geçmiş.
-" Kardeşim sen deli misin?"
Temel:
-"Yooo..."
Adam:
-"Hasta mısın?"
Temel:
-"Yooo..."
Adam:
-"Seni iki saattir izliyorum elin belinde yürüyorsun"
Temel bakmış: "Vay anasını, karpuz düşmüş"
2 KİLO KALDI
Temelin 14 kiloluk bir çocuğu olmuş. Biraz hava atıp
neşelenmek için kahveye gidip arkadaşlarına övüne övüne
müjdeyi vermiş. Arkadaşları tabi hiç inanmamışlar. Şaka
sanıp, gülüp geçmişler. Aradan 1 ay geçtikten sonra
"ya doğruysa!" diye düşünüp Temel'in evine
gitmişler. Temel onlara bebeği göstermiş. Bakmışlar
bebek 2 kilo. Temele sorunca, Temel hiç istifini bozmadan
yanıt vermiş:
-Doğduğunda 14 kiloydu.. SÜNNET ettik 2 kilo kaldı.
DENİZ FENERİ
Bir savaş gemisi karanlık ve sisli bir gecede yol alıyormuş.
Derken kaptan köşkündeki komutan tam karşıda ve uzakta
üzerlerine doğru gelen bir ışık fark etmiş. Hemen karsı
tarafa sinyal göndererek şu mesajı geçmiş.
-"Derhal rotanızı 30 derece doğuya çeviriniz"
Karşıdan anında cevap gelmiş:
-"Sen rotanı 30 derece batıya çevir!" Komutan
şaşırmış, biraz da sinirlenmiş, mesajı tekrarlamış:
-"Rotanı derhal 30 derece doğuya çevir, emrediyorum!"
Karşıdan cevap:
-"Asil sen rotanı 30 derece batıya çevireceksin!"
Komutan öfkeden küplere binmiş, bir mesaj daha yollamış.
-"Ben 30 yıllık kaptanım, sana son kez emrediyorum,
rotanı 30 derece batıya çevir!" Cevap:
-"Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim,
sen rotanı 30 derece doğuya cevir" Komutan, o kadar
sinirlenmis ki, hemen murettebata butun toplari atese
hazir hale getirmelerini emretmis ve son kez bir mesaj
gondermis:
-"Burasi bir savas gemisi, derhal rotani 30 derece
batiya cevirmezsen atese baslayacagiz" Karsidan
cevap gelmis:
-"Burasi da bir deniz feneri.. Sen rotani 30 derece
doguya cevirmezsen kayalara carpacaksin"
BOŞANMIŞ BARBİE
Adam kızına Barbie almak ister ve bir oyuncakçıya girer.
- "Vitrindeki Barbie bebek kaç para ?" diye
sorar.
Satıcı:
- "Hangisi beyim ?" ve devam eder:
- "Barbie spora gidiyor 19.95 usd,
Barbie alışverişde 19.95 usd
Barbie discoda 19.95 usd
Barbie plajda 19.95 usd
Barbie boşandı 265 usd.",
Adam şaşırır.
- "Neden hepsi 19.95 de, boşanmış olan 265 usd
?"
Satıcı cevaplar:
- "Çok basit boşanmış Barbie ile birlikte; Ken'in
evini, arabasını, mobilyalarını da alıyorsunuz."
KAYSERİLİ
Kayserili tras olacakti. Berber << buyurun >>
deyip döner koltugu gösterince koltugu cevirdi, sirti
aynaya gelecek sekilde oturdu. Berber sasirdi: Beyefendi,
neden ters oturdunuz?
Kayserili, telassiz:
- Sabah sabah, dedi, Gayserili yüzü görmek istemem de...
KREDİ
Paraya sıkışan Temel, kredi almak için bankaya gider.
Banka müdürü kredi verebileceğini ama bunun için bir
sağlık raporu getirmesi gerektiğini söyler:Temel bir
anlam veremesede soluğu bir hastanede alır. Muayene
bittikten sonra doktor; raporu müdüre göndereceğini
ve Temel'e de ertesi gün bankaya gitmesini tembihler.
Temel ertesi gün büyük bir merak ve heyecanla müdürün
karşısına dikilir ama sonuç olumsuzdur. Sağlıklı olduğunu
düşünen Temel sinirli bir şekil de raporu görmek istediğini
söyler ve okuyunca şok olur.. Teşhis kısa ve nettir;
-"Bahse konu kişide Kredi alacak göz var ama geri
ödeyecek döt yoktur."
FİDYE
Dursun fena halde sıkıntıya düşmüştü.. Bir çocuk kaçırıp
fidye istemeye karar verdi. Doğru, Yıldız Parkı'na gitti..
Orada kendi kendine oynayan bir çocukla ahbap oldu..
Trilyoner Temel'in oğlu olduğunu ögrenince, planını
yaptı.. Çocuğu hemen bir kalın çınar ağacının arkasına
çekti.. Cebinden çıkardığı kağıda fidye notunu yazdı:"Temel
Bey, Oğlunu kaçırdım. Yarın sabah yedide, Yıldız parkındaki
büyük çınar ağacının içindeki kavuğa, sarı bir çanta
içinde 10 bin dolar bırak.. Dursun!."Notu çocuğun
iç cebine itina ile yerleştirdi ve "Şimdi doğru
eve git, baban bu notu okusun" dedi..Ertesi sabah
yedi buçukta parka gittiğinde, çınarın kovuğunda sarı
bir çanta içinde 10 bin doları buldu. Yanında bir de
not vardı:"İste paran. Ama gene de bir Karadenizli'nin
kendi hemşerisine bunu yapabileceğine inanamıyorum...
Temel.."
HAKEMLER BİZDE
Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş.
Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı
çağırtmış :
- Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne
dersin?
- Boşuna oynamayalım, biz kazanırız, demiş seytan.
-Olur mu en iyi futbolcular bizde. Ne kadar da kötü
futbolcu varsa sizde.
Şeytan şeytanca gülümsemiş :
-Ama bütün hakemler de bizde.
Oruç
Dursun Temel'e sormuş
- Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun?
Temel:
- 100 tane demiş.
Dursun:
- Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan
99 hamsiyi oruçsuz yersin demiş. Bu espri Temel'in çok
hoşuna gitmiş. Yolda Cemal'i görmüş ve hemen sormuş
- Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun ?
Cemal:
- 50 demiş.
-Ha uşağum 100 deseydun sana müthiş bir espiri yapacaktum
demiş.
SÜPER
Temel arabayla giderken bakmış benzini bitiyor. Hemen
en yakın benzinciye girmiş, pompanın yanında durmuş,
arabadan inip benzin deposunu açmış, başlamış işemeye.
Temel'in işediğini gören pompacı: "-Ya sen
ne yapıyorsun, bu yaptığın normal mi?".
Temel "yooo Süper."
FREN SİSTEMİ
Bir gün Temel,İtalyan ve Fransız fren testi yapıyorlarmış.İtalyan
Ferrari ile duvara
1cm kala durmuş.
İtalyan: Benim arabamda ABS var demiş.
Fransız Audi ile duvara 1mm kala durmuş.
Fransız:Benim arabamda ASR var demiş.
Sonra Temel Doğan ile duvara geçirmiş.Temeli kan revan
içinde arabadan çıkarmışlar. İtalyan ve Fransız:Senin
arabanda hangi fren sistemi var demişler.
Temel:Benim arabada ASD (Anasını Satsan Durmaz) sistemi
var demiş.
BALIK AVI
Temel Kuzey Kutbuna gider. Buzda balik avlamak çok popüler
olduğunu duyar, hemen kendine bir olta alır ve bulduğu
ilk geniş buzlu alanda işe girişir. Tam buzu kırmaya
çalısırken gümbür gümbür bir ses duyar:
-"Orada balık bulamazsin !".
Ne olduğunu anlamayarak etrafına bakınır, ama sesin
nereden geldiğini çözemez. Biraz ileriye gidip tekrar
buzu kırmaya çalışırken ayni ses yine duyulur:
-"Sana söyledim geri zekalı, orada balık bulamazsın
!!".
Temel korku içinde basını yukarı kaldırır ve dehşet
içinde sorar:
-"Tanrım? Sen misin?".
Ayni ses cevap verir:
-"Hayır, salak ben buz hokey sahasının bekçisiyim"
Temel'e Mercedes Lazım
Bizim Temel ile Cemal bir gun luks bir otelin lobisinde
harika bir hatun gorurler.Temel der ki, 'Ula Cemal,
gidip bi bakayim, bu kadindan is cikar mi?'
Temel yaklasir kadina, sorar :
- 'Benimle bi yemek yemek ister misiniz ?'
- 'Bahse girerim su kapidaki Mercedes sizin degil'
- 'Degildir'
- 'Soyle iyi durumda bir banka hesabiniz da yoktur sanirim'
- 'Yoktur'
- 'Karadeniz kiyilarinda soyle iki katli bir ciftlik
eviniz de yoktur heralde'
- 'Yoktur'
- 'Hadi o zaman cek arabani!'
Temel boynu bukuk doner Cemal'in yanina :
- 'Ula Cemal, benim Limuzini sana versem Mersedesini
bana verirsin?'
- 'Veririm Temel'im'
- 'Bi telefon etsem kendi bankamda bana hesap acarlar
mi ?'
- 'Acarlar Temel'im'
- 'Tamam o da kolay da, heralde bizim peder ucuncu kati
yikmama izin vermez'
BURASI AMERİKA
Temel Dallas'daki kuzeni Dursun'u görmeye gitmis. Dursun
Temel'i havaalaninda karsilamis. Beraberce disari çikmislar.
Temel bir bakmis 10 metre boyunda bir limuzin! "Uyyy,
amma da büyük bu, da!"
Dursun hafifçe gülmüs.
-"Temelim burası Amerika! Bura da herbirsey büyük!"
Yola çikmislar, Dursun'un çiftliğinin kapisindan içeri
girmisler. Git git bir türlü eve varmiyorlar. Temel
saskinlik içinde:
-"Uyy, amma da büyük çiftlik daaa!"
Dursun gene hafifçe gülmüs.
-"Temelim burası Amerika! Burada herbirsey büyük!"
Neyse, aksam olmus, yemek salonuna geçmisler. Salonun
ortasinda kocaman bir masa. Bir ucunda Temel bir ucunda
Dursun. Temel Dursun'u taa uzaktan zor seçiyor.
-"Uyy!" diye bağarmis. " Amma büyük masa,
da!"
Dursun'un sesi gelmis
-"Temelim burasi Amerika! Bura da herbirsey büyük!"
Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmis. Dursun:
-"Temel'im, alt kata in, soldan üçüncü kapi"
diye tarif etmis. Temel alt kata inmis ama sol yerine
sagdan üçüncü kapiya girmis. Orasi evin havuzunun oldugu
yermis.Her yer karanlik oldugu için Temel elektrik düğmesini
ararken havuza düsmüs. Can havliyle bağırmaya baslamis:
-"Sifonu çekmeyiiin!!Sifonu çekmeyiiin da ! "
ADANALI VE KAYSERİLİ
İki tane çiftçi, biri Adanali, digeri Kayserili... sohbet
ederken, tabi haliyle zenginlikleriyle övünecekler...
Kayserili tarlalarinin çoklugundan, isçi yetistirememekten,
ürünlerin her sene telef olmasindan bahsedince Adanali
atlıyor:
- "Benim çiftlikte, sabah günes dogmadan biniyoruz
arabaya, aksam oluyor, biz hâlâ çiftliğin öteki ucuna
yetisemiyor oluyoruz, çaresiz geri dönüyoruz".
Kayserili de hiç bozuntuya vermeden lafı yapistiriyor:
-"Yahu bizim de vardı öyle bir arabamiz ama geçen
sene sattik, illet onlarla yolculuk ya..."
AVCI TEMEL
Dört kişilik avcı grubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliğinde
ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik
çıkar. Temel yatın yere tavşan deliği! Bütün avcılar
yere yatarlar. Gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan
çıkar. Avcılar hemen vururlar.Tekrar yürümeye başlarlar.
Bir süre sonra büyük bir delik çıkar karşılarına. Temel:
"Yatın yere, tilki deliği!" Yatarlar. Biraz
sonra tilki çıkar onu da vururlar. Tekrar yürürler.Bu
defa daha büyük bir delik çıkar. Temel:" Yatın
yere ayı ini", Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar.
İyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa
bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar.
Acemiler hep birden Temel'e bakarlar. Temel:"Uşaklar
ne çıkacağunu bilmeyrum. Ama yatın ne çıkarsa bahtumuza!"
Ertesi gün gazetelerde:
-Dört avcı tren altında can verdi...
ALKOL KONTROLU
Trafik memurları bir gün, trafik kontrolü yapıyorlarmış.
Karşıdan gelen Temel ile Fadime’yi gören komiser hemen
arabayı durdurmuş. İkisini de emniyet kemeri takılmış
görünce,
- Ya beyefendi bu gün yaptığımız kontrolde tek emniyet
kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 milyon
ödül veriyoruz der. "Ama merak ettik bu parayla
ne yapacaksınız. Temel sevinçle
- "Ne yapacağım hemen gidip kendime bir ehliyet
alacağum der. Komiser şaşkın şaşkın
- "Ne ehliyetiniz yok mu der, Fadime olayı toparlamak
için, kusura bakmayın memur bey Temel içince ne dediğini
bilmez” der. Komiser daha da şaşkınlıkla
- "Ne bir de içkili misiniz diye haykırır. Arkadan
yaşlı adam öne atılır ve
- "Ben demiş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalum
başumuza bi iş gelir diye. Komiser neye uğradığını şaşırmışken,
bagajdan atlayan İdriste koşa koşa gelerek
-"Ne oldi geçtuk mi sınırı"der.
AYNI YERDE
Temel uzun zamandir görmedigi arkadasi Cemal'le Istanbul'da
karsilasinca :
- Usak nasilsun pakayum?
- Iyiyum...
- Çocuklarin nasildur?
- Onlar da iyidur.
- Peki karin nasildur?
Temel böyle sorunca Cemal'in birden yüzü degisir...Temel
arkadasinin karisinin geçen yil öldügünü hatirlayip
hemen söyle der:
- Yani hala ayni mezarda mi yatiyii?
Temel Dursun'a misafirliğe gitmiş. Fakat bi zaman sonra
bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlamış. Dursun
:
- "Temel bu akşam gitme, çok yağmur yağıyor. Burda
kal yarın gidersin.Yoksa çok ıslanırsın" demiş.
Temel kabul etmiş. Bir ara Temel ortalıktan kaybolmuş.
Sonra kapı çalmış. Kapıyı açan Dursun Temel'i sırılsıklam
karşısında görünce şaşkın bi halde sormuş:
- Ula Temel bu ne hal? Temel de :
- "Haçan pijamalarımı almağa cittum da " demiş.
T.H.P
Temel sabah uçağı ile parise gidiyor. İşlerini tamamlayıp
akşam uçağı ile İstanbul'a dönmek istemekte...aksilik
uçagi kaçırır. Saat 23.30 de lüks bir otelin yolunu
tutar.Odasına çıkıp uyur. Sabah saat 7'de resepsiyona
gidip hesabını sorar.Eline bir fatura uzatırlar Temel
şaşırır.Ulan bir başımızı koyduk ve kalktik 400 dolar...
Olurmu. der.
- Ama efendim hizmetlerimiz var.
Temel faturaya bakar T.K.P 100$
- T.K.P ne?
- Tenis kortlarını kullanma parası.
Ben kullanmadım ki der temel.
- Kullansaydınız efendim 6 tane kortumuz var der
Resepsiyon memuru yine bakar H.K.P 150$
- Bu ne?
- Havuzu kullanma parası
- Kullanmadim ki der temel. Resepsiyon memuru gayet
sakin bir şekilde kullansaydiniz 3 tane havuzumuz var
2 tanesi olimpik.
Temel çok sinirlenir ve hemen bir kalem ister. Faturanın
altına aynen sunu yazar.T.H.P 500$. Ve resepsiyon memuruna
uzatır:
- Ver bakalım 100$ sizinde bana 500$ borcunuz vardır,
der Temel. Resepsiyon memuru şaşırır.
- T.H.P ne oluyor?
-Temeli Halletme Parası.
-Aman efendim olurmu öyle şey estağfurullah. der resepsiyon
memuru.Kardesim Temel burdaydı halletseydiniz bütün
gece...
LAZ OLDUĞUN İÇİN
Temel ilkokulun 1.sınıfına başlar,ilk gun koşa koşa
eve gelir ve annesine Anne anne! öğretmen bugün okulda
sayıları oğretti, herkes 9'a kadar sayabildi ben tam
14'e kadar saydım , laz olduğum için mi ?Annesi: Evet
yavrum laz oldugun için. Temel cok sevinir,
2.gun okula gider ve yine koşa koşa gelir ve annesine
:
-Anne anne! öğretmen okulda alfabeyi öğretti, herkes
d'ye kadar öğrendi ben h'ye kadar öğrendim laz olduğum
için mi? der
Annesi: Evet yavrum laz olduğun için. Temel artık yerinde
duramaz ertesi gun okuldan acayip mutlu bir şekilde
gelir ve annesine :
-Anne anne bugun okuldaki arkadaslarımla boylarımızı
karşılaştırdık,herkesinki 80-90 cm benimki 160 cm. laz
olduğum icin mi? der
Annesi: Hayir yavrum onlar 6 yaşında sen ise 16 yaşında
olduğun için.
YARDIM
Temel ıssız dağlarda gezerken ayağı kayar ve bir uçurumdan
asağı düşerken, yamaçtan dışarı doğru büyümüş bir ağaca
zorlukla tutunur.Tek eli ile asılı vaziyette başlar
bağırmaya "KİMSE YOK MİDUUUURKİMSE YOK MİDUUUUR!"yakınlarda
sesini duyacak kimse yoktur. Temel saatlerce aynı pozisyonda
bağırmaya devam eder."KIMSE YOK MIDUUUUR ! KIMSE
YOK MIDUUUUR!"Aslen keyfine düşkün olan bu kulunun
zor durumunu ve feryatlarını duyan Tanrı dayanamaz ve
gök gürlemesini andıran bir ses duyulur:
-"EEEY KULUM TEMEL SEN DE BİLİYORSUN BUGÜNE KADAR
BENİM EMİRLERİME PEK RİAYET ETMEDİN, RAKI İÇTİN, KUMAR
OYNADIN, BAŞKASININ MALINA GÖZ DİKTİN, ÇAPKINLIK YAPTIN.
ANCAAAAK ŞU HALİNE DAYANAMADIM VE SANA BIR SANS DAHA
VERMEK İSTERİM. EĞER İYİ BİR KUL OLMAYA SÖZ VERİRSEN
SENİ KURTARACAĞIM!"
Ses kesilir. Bir sure daha sessiz kalan Temel başlar
tekrar bağırmaya:
-"BAŞKA KİMSE YOK MİDUUUUUR! BAŞKA KİMSE YOK MİDUUR!"
ZENGİN
Temel son işinde nihayet başarılı olmuş, para kazanmış.
-Temel zengin oldun ama borçlarını ödemiyorsun neden
? diyenlere Temel'de
- Zengin oldu da değişti demesunler diye demiş.
MARANGOZ
Marangoz Temel'in başına bir iş kazası gelmiş.Kulağı
kopmuş.Hastaneye kaldırmışlar.Kulağını dikecekler.Şiddetle
itiraz ediyormuş.
- Bu benim kulağum değildur."
Merak edip sormuşlar nerden anladın diye.
- Benimkinin ardında bir kurşun kalem var idu"
demiş..
Yol Tarifi
Bir tır şöförü kaza yapmış.Temel'in evinden içeri girmiş.
- Yolumu şaşırdum da Rize'ye nasul cideceğum? demiş.Temel'de
,
- Koridoru keceyisun, salondan sağa .sapayisun, tümdüz
cideyusun.
TEMEL CATIDA
Bizim temel kiremitleri onarirken catidan dusmus.Bunu
goren komsulari kosturup gelmisler olay mahalline...
Temel ustunu basini temizlemeye koyulmus... akabinde
komsulardan biri sormus " ula usagum nooldi da?"
Temel :
-"Valla ben de nooldugini bilmeyrum yeni geldim
da"
KOLA MAKİNASI
Temel kola makinalarinin birinin karsisina geçmis, jeton
atip kola aliyormus.jeton atip kola aliyomus jeton atip
kola aliyomus. Yanina kendi halinde bir adam gelmis
ve;
- ' ha Temel ne yapiyursun da' demis. Temel'de;
- ' Karisma usağum sansim yaver gideyur' demis.
DALGINLIK
Tabiat bilgisi öğretmeni hayli dalgındı. O gün öğrencilerine
elektrik akımının bir kurbağa üzerindeki etkisini göstermek
istiyordu.
--"Bunun için sizlere çok yakından tanıdığınız
bu sevimli hayvanlardan bir tane getirdim " dedi..
çantasını karıştırdı ve çıkara çıkara bir sosisli sandviç
çıkardı. Şaşkın şaşkın sandviçe baktıktan sonra şöyle
mırıldandı:
--"Allah ! Allah! Peki, ama ben bu sosisli sandviçi
saat 10:00'da yememiş miydim?"
|
|